top of page
Sıkça Sorulan Sorular
Genel
Sürecin verimliliği açısından seansların başlangıçta haftada bir düzenlenmesi ideal olan yaklaşımdır. Ancak seans sıklığı; danışanın ihtiyacına, çalışılan konunun yoğunluğuna ve baş etme becerilerine göre uzmanın klinik gözlemi doğrultusunda iki haftada bire indirilebilir veya süreç sonlandırma aşamasına geldikçe kademeli olarak seyrekleştirilebilir.
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur çünkü süreç tamamen kişiye özeldir. Başvuru nedeni, yaşanan zorluğun ne kadar süredir devam ettiği ve danışanın içsel kaynakları süreyi doğrudan etkiler. Rasyonel Duygusal Davranışçı Terapi (RDDT) veya EMDR gibi yapılandırılmış ekoller hedefe yönelik çalışsa da, seans sayısını en baştan kesin olarak belirlemek etik değildir; süreç danışanın hızına göre şekillenir.
Yetişkin seansları ile çocuk ve ergenlerle yürütülen süreçler yapısal olarak farklılık gösterir. Genellikle yetişkin ve ergen seansları ortalama 45-50 dakika sürerken; çocuklarla yürütülen oyun terapisi ve filial terapi süreçleri de yine çocuğun yaşına ve odaklanma süresine bağlı olarak yaklaşık 45-50 dakikalık seanslar şeklinde planlanır.
Çocuk ve ergenlik dönemindeki bireylerle çalışırken aile katılımı sürecin en önemli ayağıdır. Özellikle çocuk merkezli oyun terapisi ve filial terapi yaklaşımlarında, ebeveynlerle düzenli danışmanlık seansları yapılarak sürecin evdeki yansımaları değerlendirilir ve anne-babalara rehberlik sunulur. Ailenin iş birliği, seanslardaki kazanımların kalıcı olmasını sağlar.
İlk seanslar, danışanı ve danışanın başvuru nedenini derinlemesine tanımaya yönelik birer değerlendirme (anamnez) sürecidir. Bu seanslarda mevcut durum, geçmiş öykü ve danışmanlıktan beklentiler konuşulur. Gerekli durumlarda sürecin gidişatını netleştirmek adına klinik gözlemi destekleyen çeşitli yapılandırılmış test ve değerlendirme araçlarından da yararlanılabilir.
bottom of page